Doğal Balgam Söktürücü

Pase tarafından 5 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok


Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu balgam söktürmek için bal-tereyağı kürünü tavsiye ediyor.

Balgam söktürmek için 1tatlı kaşığı bal ile 1 tatlı kaşığı tereyağını karıştırarak akşam yatmadan hemen önce 1kerede yutun.

Bir kaç gün bu uygulamayı yapın.

Migros İndirimi(!)

Pase tarafından 13 Ekim 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yalova Aşıklar Çeşmesi Restore Ediliyor

Pase tarafından 13 Ekim 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yıllar yıllar öncesine dayanan bir başlangıç… Yalova sahilinin en güzel mekanlarından TİGEM e yapılan aşk çeşmesi… Tıpkı TERMAL-GÖKÇEDERE arasındaki aşıklar yokuşu gibi. Tek ve en büyük fark aşıklar yokuşu hala eskisi gibi cıvıl cıvıl, tertemiz… Kimilerinin adını ve anlamını bilmediği ancak Termal gezisinde illaki uğradığı ve haz duyduğu aşıklar yokuşu… Aşıklar çeşmesi ise yılların yorgunluğuna pek dayanamamış gibi görünen simasıyla, eline spray boya alan herkesin birşeyler karalama çabasına pek dayanamamış gibiydi… Ta ki Yalova Mimarlar Odasının projesiyle çeşmenin restorasyon çalışmaları başlayana kadar… Çeşme tekrar eskisi gibi olma yolunda adım adım ilerlerken, çeşmenin arkasına yapılan panodaki yazı pek bi manidar… “ÇEŞMEYE YAZMA N’OLUR, PANOYA YAZSAN NE OLUR?”

Sabah saatlerinde yapılan açılışa yetişemesem de ilk çalışmanın bana ait olması isteğimin GRAFFITI sevdamla birleşmesi çok değerli tatil günümün 4 saatini ayırmama engel olamadı… Teşekkürler Yalova Mimarlar Odası… Respect illegal demeyi çok istesemde bu sefer “RESPECT LEGAL!!!”

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

QuickPost Quickpost this image to Myspace, Digg, Facebook, and others!

“Ayraç” Dergisi

Pase tarafından 26 Ağustos 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Kıyılardan içe doğru bir yola çıktık… Nefesimizi tuttuk, var oluyoruz !…

Ayraç’ kitabın içine atılmış bir çapa olacak, içe tutunacağız…

İyi okumak; idrak ederek okumak temelde dünyaya karşı bir tavır alıştır; hem seçim yapmak hem de muhalefet anlamına gelir. Okumanın verdiği sorumlulukla hareket etmeye başlayan insan, ruhun metafizik ayaklanması omzundaki yükle dış dünyasını iç dünyasıyla imar etmeye başlar. İsyanını her nefes alış verişinde, gökyüzüne her baktığında, varoluşunu tefekkür ettiği her anda ortaya koymak ister. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle âdem’in “âdem” olma noktasında secde edişinin hikmeti, hakikati tanıma tutkusunun fitilini ateşleyen bir anlayış ve düşünüş biçimindedir.

Nefesimizi tutup suyun altına girerek cümleler oluşturuyoruz. Oluşturduğumuz her cümlenin, kullandığımız her kelimenin varlığa bir lütuf olduğunu hesap ederek okumanın bizlere verdiği özgürlüğü doyasıya yaşıyoruz. Oğuz Atay “Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir” diyor. Düşüncelerimizi tutmadan, nefesimizi tutup suyun altına girerek düşüncelerimizi ifade ediyoruz. Düşünmek, hayatımızı karmaşık hale getirse de, iç dünyamızda yaptığımız yolculuğun tadını bir başka yolculukta ya da harekette alamadığımız için, gittikçe daha fazla okuyoruz. Ve yazarken de gittikçe daha çok duruyoruz kelimelerin üstünde. Ünlü İspanyol filozof Migual de Unomuno “Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir” derken, kelimelerin üzerinde titremeyi, her kelimenin aslında bir dünya inşa etmeye muktedir olduğunu ifade ediyordu belki de.

İlk sayımızda varoluşçuluğun doruk noktasına tırmanmaya çalışan Jean Paul Sartre’nin bir sözünü kapağımıza taşıdık: “Varolmak susamadan içmek gibi bir şeydir.” Susamadan içtiğini fark edebilenler, çamurdan kuş yapıp üflemeye başladıklarında, kâinatın sırlarına ortak olurlar; Baudrillard’ın tanımıyla kusursuz cinayet işlemiş olurlar.

Hakikat yolculuğunda devrilmeden yol alabilmemiz, kendimizi hakikate konumlandırarak yeniden yüreğimizi fethedebilmemiz, Haydar Ergülen’in mısrasıyla aşka gidecek bisikleti keşfedebilmemiz için, güneşin doğuşuna yeniden tanık olma saatinde daha uzun soluklu bir okuma eylemine başlamış bulunuyoruz. Kaybedeceksek görkemli kaybedecek bir soluğun izinde, inancımızla okuma eylemini birleştirerek savaşmadan fethetmeye hazırız.

Ayraç, kitap okurken notlar alan, yer yer cümlelerin altını çizen, kitapta yakaladığı hakikate yönelik bir cümleyi tekrar tekrar okuyarak mutlu olan, birkaç kitapta okuduğu düşüncelerden yola çıkarak gündelik hayatın herhangi bir anında, okulda, işyerinde, otobüste, metroda, vapurda imgelerle yaşayan, imgeleri buluşturan, kitap okumadan duramayan okurlar için var. Okumanın hallerini, kendine has lezzetlerini paylaşabilen herkes, bu sayfalarda bir şeyler bulacak.

Ayraç’ta ‘moda’ya uygun kapak dosyaları, sayfalar dolsun diye yazılmış metinler, yazarın iç dünyasında yolculuk yapmadan yazdığı yazılar görmeyeceksiniz. Bunun yerine okuma zevki veren metinler, anlam kozasından kelimelerle örülmüş arayış denemeleri, kendinizi kaptıracağınız kitap tahlilleri, kıyıda köşede kalmış iyi kitaplara dikkat çeken yazılar, başucu eserlerine yapılan tahliller, son çıkan kitaplara yazılan inceleme, araştırma ve eleştiri yazıları okuyacaksınız.

Ne devasa bir iddiamız var, nede bir boşluğu doldurmak arzusundayız, okuyor ve düşünüyor ve paylaşmak istiyoruz sadece.

Fikirler öyle ki, ölü güvercinler gibi yere düşüyorlar yaşadığımız zamanda, kitabın dışına bakanlar kitabın içini boşaltıyorlar gitgide.

Kıyılara değil içe, içlere doğru bir yolculuğa çıkalım istiyoruz Ayraç’ la.

İyi okumalar efendim…

Şahin Torun / Genel Yayın Yönetmeni - Yunus Emre Tozal / Editör


İl İl Yeni Nüfus Haritası

Pase tarafından 24 Ağustos 2009 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Ayyaş Çocuklar

Pase tarafından 4 Ağustos 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok


Popho Wordpress Temasi (Anarsik Cocuk) Temadown (Wp Tr) Altyapi (WordPress)